Makaleler
Tişörtü Pakete Sıkıştırıp Sattı Kendi Pazarını Yarattı
Küçücük bir pakete sıkıştırılmış buruş buruş bir tişörtü kim almak ister ki? Üstelik satın alırken paketini açıp bakma, üstüne giyip deneme şansı da olmayan bir ürünü.

2003 yılında sadece bir proje olarak başlayan T-box, bugün ulaştığı yıllık 10 milyonluk satış adediyle Boyner Holding'in en hızlı büyüyen markalarından.

Sıradan bir ürünü sadece kullandığı paketleme tekniği ile farklılaştırarak kendi pazarını yaratan T-box, ürünlerini başta Avustralya olmak üzere toplam 17 ülkeye satıyor. T-box'ın izlediği pazarlama stratejisi de satış kanalları da en az paketlemesi kadar yenilikçi. Satış stratejisi, ürünlerin akla gelebilecek her yerde satılması üzerine kurulmuş. T-box ürünlerini Beymen mağazalarında da benzin istasyonları ya da plajlarda dondurma tablalarında, hatta sinemalardaki Frigo tepsilerinde de bulmak mümkün.

T-box Genel Müdürü Dilek Şensoy, bu stratejiyi "Müşteriye her an dokunabilmek"le açıklıyor. "Şehirler arası yolculuk ederken üzerine kahve dökülen biri, bir benzin istasyonuna girip yeni bir T-box ürünü alabilmeli" diyor. Başlangıçta hedeflenenden çok daha büyük bir başarıya ulaşmayı ise "Muzır, esprili ve eğlenceli olmak"la açıklıyor. Muzır ama kullanışlı ürünler, eğlenceli billboard ilanları, esprili pazarlama teknikleri.. Para üstünün ürün ambalajının içine konması, paketin içinde ürünün nasıl kullanılacağına ilişkin bir de kullanma talimatının bulunması gibi.

2003 yılında yaptığı bir yurtdışı seyahatinden, "sıkıştırılmış ürün" konseptinden bir marka yaratma fikriyle dönen Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanvekili Cem Boyner, holding bünyesindeki farklı şirketlerin farklı departmanlarından kalabalık bir ekibi toplayarak projesini açıklar. "Hadi şimdi en çılgın fikirlerinizi bekliyorum" demesiyle beyin fırtınasına başlayan ekip, o gün sadece bir fikir olarak başlayan T-box projesini bugün Boyner Holding'in en hızlı büyüyen markalarından biri haline getirmeyi başarır. Aslında T-box'ın en önemli başarısı, olmayan bir pazarı yaratmakta yatıyor. Müşteriye aslında hiç istemediği ya da ihtiyacı olduğunu düşünmediği bir ürünü satmayı başardı.

4.000 Satış Noktasına Ulaştı
"Pazardan pay alma hedefiyle yola çıkmadık. Biz yeni bir pazar yarattık" diyen Şensoy, bu stratejiyi ise yeni bir marka olmakla açıklıyor. Şensoy'a göre oturmuş markalar karşısında pazara yeni girenlerin tutunabilmek için mutlaka bir yenilik sunarak diğerlerinden farklılaşması lazım. "Bütün mağazalar tişört satarken siz yan komşunuzdan daha fazla bir şey sunabilmelisiniz. Yoksa yok olup gidersiniz" diyen Şensoy'un işaret ettiği bu yenilikçilik yabancı şirketlerin de dikkatini çekmiş. Türkiye'deki gazete ilanlarını gören yabancı firmalar ürünleri kendi ülkelerinde satma talebiyle başvurur. Böylece T-box'ın ihracat pazarı kendiliğinden oluşur.

Dondurma Tablasında Bile Satılıyor
* Tişörtleri sıkıştırılmış küçük paketlerde pazara sunarak, daha paketleme aşamasından başlayarak farklı bir pazarlama stratejisi izlendi.

* Pazara yeni giren bir marka için risk olmasına karşın çok yayılmacı bir politika benimsendi. Boyner Holding'in markalarının bulunduğu bütün yerlerin avantajı kullanılarak ürünler T-box mağazalarının yanı sıra Beymen, Benetton, Divarese mağazalarında da satışa sunuldu. Böylece farklı sosyo-ekonomik gruplara ulaşıldı.

* Benzin istasyonları, eczaneler, vapurlar, havaalanları hatta dondurma tablaları kullanılarak plajlar bile satış noktası olarak değerlendirildi.

* Fiyat politikası "en üstün kaliteyi en ucuza sunmak" üzerine kuruldu. Ürünlerin en pahalısı 29.99 YTL'ye satılıyor. Metropollerde alım gücü en yüksek kesime de Anadolu şehrindeki insana da ulaşmayı hedefliyor.

* Tekstil markası olarak çıkmasına karşın marka konseptine uyabilecek her alanda ürün çıkarıldı. 80'i bulan ürün çeşitleri arasında çakmak, prezervatif, hatta şeker bile var.

* T-box ürünleri Kanada, Avustralya, Yunanistan, Lübnan, Güney Afrika ve Papua Yeni Gine'ye kadar beş kıtada 4.000'den fazla noktada satılıyor.

* Marka, satışlarının yüzde 40'ını yabancı ülkelerde gerçekleştiriyor.

* 2006 sonunda ihracatta yüzde 40, toplamda ise yüzde 100'ün üzerinde büyüme bekliyor.

Kaynak: Referans Gazetesi/Ceyda Çağlayan


26/06/2006

Makale anasayfasına geri dön  Sayfayı Yazdır

Bu konuyla ilgili yapılmış yorum bulunmamaktadır.
 
Üye Ol